Her Anne Bir Okul Seminerleri

Ensar Vakfı Eyüp Şubesi’nde 19 Aralık itibari ile Her Anne Bir Okul seminerleri başlıyor. Programın içeriği,saatleri, konuşmacıların tanıtılacağı bir ön” tanıtım programı” yarın (16 Aralık 2016) Eyüp Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleşecek. Saat 10:00’da başlayacak tanıtım programına ve pazartesi yine aynı saatte başlayacak derslere imkanı olanların katılmasını tavsiye ederim.

Online başvuru için tık tık.

Reklamlar

Kütüphaneler

Kitap okumayı sevmek ve sevdirmek için kütüphaneden daha iyi bir yer bulamazsınız. Evet, kitapçılarda, fuarlarda da çocuklar kitapla haşır neşir olarak seviyor olabilir fakat hepsi satın almaya yöneliktir. O kitaplara ulaşabilmenin yolu harcamaktan geçer. Ve herkes kendi bütçesine göre alabileceği için bir sınırı vardır. Oysa kütüphanenin sınırı yoktur. Kütüphanenin tek şartı aldığın kitabı okumaktır, okursun, takas edersin ve böylece satın almakla ulaşamayacağın kadar kitaba ulaşmış olursun.Bu, aynı zamanda beğendiğin bir kitap olursa evdeki kütüphanene katmak için satın almaya seni yönlendiren, pişman olacağın, keşke diyeceğin kitaplara da paranı harcamadan teşhis koyabileceğin bir yoldur. Sessiz bir ortamda sadece kitapların ve kendinin olduğu bir odada dikkatini dağıtan unsur olmadan okuma yapabilirsin. (Malesef bu sessizlik sadece sınavlarına çalışmak için uygun ortamı bulamayan öğrenciler tarafından kullanıyor. Kitap okumaya gelmiş birini yakınımızdaki kütüphanede göremedim, üstelik sınav çalışmak için gelen, önlerinde test kitabı açık gençlerin sayısı öyle fazla ki çocuklar için ayarlanmış küçük masanın etrafına oturup orada ders çalışıyorlar ve kütüphaneye gittiğimizde bazen çocukların oturacağı yer kalmamış oluyor). 

kutuphaneOkul öncesi döneme verilen önem eski zamanları düşündüğümüzde daha da arttı diye her konuda söylüyorum ya, kütüphaneler konusu da böyle. Önceden sadece okulçağı çocuklarına hitap eden ve genellikle muasır yazarlardan değil klasiklerden oluşan bir “çocuk edebiyatı” bölümü olurdu kütüphanelerde. Oysa şimdi, bebekler için tasarlanmış kavramları tanıtan tek kelimeli karton kitaplardan tutun da okul öncesi çocuklarına hitap eden karton kapak, kuşe kağıt o albenili kitaplara kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Çocuklar oyuncakçı dükkanına girdiklerinde nasıl heyecanlanıp nereye bakacaklarını şaşırıyorlarsa, kütüphaneye girdiklerinde de aynı heyecanla, gözleri ışıl ışıl hangi kitabı inceleyeceğini bilemiyorlar. Kitaplarla aralarında bağ kurabilmeleri için bundan daha güzel bir yol var mı? Bir de bazı kütüphanelerde çocuklar için masal saatleri yapılıyor. Haftanın belli gün ve saatinde masal okunup çocuklar kütüphaneye çekilmeye çalışıyor(Burada bir sistem eleştirisi yapmasam olmaz! Belediyelerin hizmet etmek ve “sosyal devlet” anlayışına uygun hareket edebilmek adına çok güzel projeleri olsa da, malesef seçtikleri kişileri aynı özenle seçemiyorlar. Burada da iş, ona verilen görevi layıkı ile yerine getirmeye çalışma noktasında kişiye düşüyor.Neticede her dakika gözetlenmiyor olmak, işini savsaklamasını gerektirmez. Zaten haftada bir saat olan masal saatini keyfi nedenlerle iptal etmek gibi mesela.Kütüphane görevlileri gelip de “çocuklar kitapları karıştırmasın” deyince mesela, ne anlamı var orada çocuklar için bir bölüm ayarlanmasının?! Her kütüphane elbet böyle değil, görevini hakkıyla yerine getiren insanların bulunduğu yerler var, zaten dünya bu insanların hatrına dönüyor diye inanıyorum). Bazı belediyelerin çocuklar için özel bir odası oluyor, imkan olan yerler için mekanın geniş olduğu alanlar için mutlaka yapılması gereken bir uygulama diye düşünüyorum. Çünkü, elbette kütüphanede sessiz durulması gerektiğini öğrenmeli fakat çocuk kitapta bir şeyler gördükçe heyecanla bağırıyor, ders çalışanlar(kitap okuyanlar diyemiyorum malesef) imalı bakışlar atıyorlar. Kimsenin kimseyi rahatsız etmemesi adına çok iyi bir uygulama. Hatta ayrı bir odada çocuklarla ilgilenebilen bir görevli olsa da, anneler de rahatça kitaplarını okusa bir taraftan…

Kütüphanenin öneminin farkında olan bir ilçe de Isparta’nın Eğirdir ilçesi. Aileler Okursa Çocuklar da Okur kampanyası kapsamında, ev hanımlarını servis ile alıp kütüphaneye götürüyorlar. Bir annenin evinde çocuklarla, ev işi, yemek gibi onu bekleyen sorumluluklar ile kitaba ayırdığı vakit çok kısıtlı kalıyor, bazı anneler de malesef okumanın önemini fark edemediklerinden vakit bulsalar da okumuyorlar. Lakin bu uygulama teşvik açısından çok güzel olmuş, dilerim diğer ilçelere de yayılır böylece. (Haberin detayı için tık tık. )

Bu yazıdan sonra sıra sizde: Bulunduğunuz ilçede ya da en yakınında bulunan kütüphaneye çocukları da alıp bir ziyarete gidersiniz artık…