Meraklı Minik

12771-0Özellikle okul öncesi yaş grubu çocuğu olan annelerden Meraklı Minik dergisini duymayan pek kalmadı sanırım ama yine de bilmeyenler için duyuralım istedim. Meraklı Minik, Tübitak’ın 2007 yılından beri +3 yaş çocuklarına hitaben hazırladığı bir bilim dergisi. Her ay farklı bir konu işleniyor çocukların anlayabileceği dilde. İçerisinde eşleştirme kartları, bazen domino kartları, her ayın konusuna göre kimi zaman maket kimi zaman da oyun düzenekleri yer alıyor. Dergi içerisindeki görseller, çıkartmalar ve alıştırmalar çocukları konunun içine çekme konusunda oldukça başarılı. Dergi okuma, süreli yayın takip etme alışkanlığı da kazanmış oluyorlar. Doğa ile, hayvanlar ile ilgili bilgilere ulaşabildikleri gibi, geri dönüşüm, farklı kültürler vs. gibi konulara da vakıf olabiliyorlar. Dergi tek seferde okunup incelenebilecek şekilde, çok detaylı ya da günlere yayılabilecek şekilde değil. Siz çocuklarla bir gün vakit ayırıp okuyarak inceliyorsunuz, sonraki günler onlar kendileri ilgileniyorlar. İçerisinden çıkan kartları da onlar için hazırladığınız özel bir kutuda muhafaza edebilirsiniz. Oyunlar zarlı olduğu için biz kurup oynamıyoruz, maketleri, maskeleri yapıyoruz sadece.

wp-image-572547743jpg.jpeg

Abone olabilirsiniz, kampanyaları var.Abone olduğunuzda yanında hediye kitap geldiği gibi, arşive ulaşma imkanı ve e-dergi aboneliği de kazanmış oluyorsunuz. Fakat bizim gibi her ayın konusunu inceleyerek de alabilirsiniz. Ben konularına bakıyorum, çocukların ilgisini çekecek bir konu ise ve ideolojik olarak ters düştüğümüz bir nokta yoksa alıyorum.

Detaylı incelemek isteyenler için ana sayfası burada.

Alternatif Üretmek

Bütün psikologların ezbere söylediği bir söylemdir bu: Bir şey yasaklamak doğru değil, onun yerine alternatif üretmek gerekir. Bu “alternatif üretmek” konusunu daha doğrusu  alternatif kelimesini farklı yönlerden ele alacağız.

Birincisi, aynen yukarıda bahsi geçtiği üzere çocuk eğitiminde kullanılan bir yöntem olarak düşünelim alternatif kelimesini.. Çocuklara bir şeyleri yasaklıyor, kurallar koyuyorsak, onların yerine aynı cazibede (hatta daha cazip olanlarını) başka seçenekler sunmalıyız. Ama bunlar bizim gözümüzde değil, çocuk gözünde değerli olacak türden olmalı. Mesela çocuk çizgi film izlemek ya da tablet oynamak istiyor fakat sizin bazı kurallarınız var. Ya o gün, çizgi film günü değil ya da tablet için ona ayrılan sürenin sonuna gelmiş bulunuyor. Ne yapacaksınız? Bir kriz çıkması o an için işten bile değil. Bunu önlemek için çocuğa o an en az onun kadar zevk alacağı bir seçenek sunmalısınız. Kıyıda köşede sakladığınız çok sevdiği bir oyuncağı ortaya çıkarabilirsiniz, dışarı çıkıp bir tur atabilirsiniz, yaptığınız işe ortak edebilirsiniz, birlikte kitap okuyabilirsiniz vs. Herkes kendi  çocuğunun neyi yapmaktan hoşlandığını bilir (Bilir değil mi? Bilir bilir!).

Abur cubur konusu da böyle. Çocuklara ne kadar cazip geliyor düşünsenize o hazır paketlerdeki gıdaları.Bir kere tattın mı geri dönüşü yok, istiyor tekrar insanın canı onu. Ne yani, çocuklar için büyüklerin,misafirlerin getirdiği abur cuburları “aman zararlı yemesinler” diye saklayıp, sonra da onlar uyuyunca gizlice yemediniz mi hiç? Alışverişe çocuklarla gitmemek ciddi bir seçenek tabi ama siz ne kadar almasanız da birileri mutlaka alıyor. Bunun alternatifi de şu: Çocuk canım neyi istiyor diyorsa elden geldiğince yapmak, hatta birlikte yapmak. Biz abur cubur olayını hallettik evde. (Nasıl hallettiğimizi ayrıca yazmak isterim sayın okur, yoksa bizi takip etmeni nasıl sağlayacağım her şeyi bir yazıda yazarsam.) Alternatif üretiyoruz, canları ne isterse yapıyoruz; tıpa tıp aynısı tabi ki olmuyor içinde bir sürü katkı maddesi yok sonuçta ama o an için nefisleri köreltiyor mu ona bakıyoruz.

İkincisi, alternatif kelimesini yaşam tarzı için kullanmak. Sizin ideolojiniz, hayat felsefeniz, din ve dünya görüşünüz çevrenizdeki birçok insandan farklı olabilir ve karşı çıktığınız konular çocuklar için çok albenili olabilir. Ne gibi mi? Doğum günü kutlamaları mesela. Ben bir Müslümanın doğum günü kutlamasını elbette gayri Müslim taklidi olması hasebiyle doğru bulmuyorum. Bu nedenle bu tür kutlamalar yapmıyor, böyle davetler aldığımızda icabet etmiyoruz. Çocuklar yine de çizgi filmlerde, okulda arkadaşlarının anlattıklarından vs. bir şekilde öğreniyor ve çok meraklanıyorlar. Öyle ya, özel bir gün, süslemeler, güzel giyimler, hediyeler kim istemez! Bunun yerine alternatif üretiyoruz: Ramazan ve Kurban bayramlarını evde bir şenlik havasında geçirmeye çalışmak gibi mesela. Evet, bu bayramlarda evde aile arasında bir kutlama hediyeleşme oluyor, o özendikleri doğum günü kutlamaları gibi arkadaşları başka başka hediyeler olmuyor ama bunu da Kuran okumaya geçtiklerinde ya da hatim yaptıklarında yaptığımız kutlamalar ile hallediyoruz. O zaman bütün arkadaşlarını çağırabiliyor, istedikleri gibi eğlenebiliyorlar. Bunu bir örnek olması açısından yazdım tabi, siz kendi hayatınız içinde bunları çoğaltabiliyorsunuz. Misal biz şarkı türkü dinlemeyiz çocukları böyle bir eğlence kültürü içinde de büyütmeyi doğru bulmuyorum. Bunun yerine youtube’dan müziksiz çocuk şarkıları buluyoruz (Müziğin içinde olduğu sadece İngilizce şarkılara dil eğitimi için müsade ediyorum). Çocuklara yoksunluk yaşatmadan ve kendi dini/dünyevi değerlerimizi aşılayarak bir hayat yaşatmaya çalışıyoruz sadece.

Üçüncüsü de alternatif kelimesini türlü türlü bahanelerin arkasına sığındığımız durumlarda kullanmak. Sürekli hayatımızdan, çocuklardan, onlarla nasıl çıldırmanın eşiğine geldiğimizden, uykusuz gecelerimizden dem vurup şikayetleniyoruz ya, bunların yerine alternatifler üretmek nedir biliyor musun? Önce var olan durumu kabullenmek. Allah bu yükü sana yükledi ise kaldıracak gücü de yanında mutlaka vermiştir, aslında o kadar çaresiz değilsindir de kendi gücünün ve Allah’ın sabredenler ile beraber olduğunun farkında değilsindir. Kabullendin şimdi alternatif üret. Çocuklar çok yaramaz çok hareketli vs. diye şikayetlenmektense, o hareketlerini yönlendir mesela. Geceleri mecbur uyanıksan, bu uyanık kaldığın anı değerlendir, kitap oku, örgü ör, sohbet dinle, nasılsa uyanıksın bu işin kaçarı yok, yap kendine bir kahve daha iyi bir insan ve anne olmak için ne yapmalısın’ı düşün. Ve elindeki nimetleri…Bugün şükretmek için sana verilen onca şeyi, olumlu taraflarını hayatın düşün. Tabi insanın bu kıvamı alması, olgunlaşması demek ki bu da epey zaman alıyor. İnsan her yeni doğan çocuğu ile büyüyor sanırım.Ve  pratik zeka da oluyor bazı kriz anlarına alternatif üretebilmek için.Canlı bir örnek:  Bizim evin ortancası daha küçüktü o zamanlar, çorba yeme yarışında kim birinci olacak muhabbeti başladı. Büyük oğlan önce bitirince tabi, büyük bir kriz çıktı, çünkü kız kabullenemedi ikinci olmayı. O ağlar, öteki bağırır derken birden dedim ki “Sen birinci oldun, sen de kazancı!” (Kazancı, kızın o zamanlar kazanan için uydurduğu bir kelime idi). Oğlan birinci lafını duyunca, kız kazancı lafını duyunca ikisi de bir acayip mutlu oldu, ikisinin de dediği olmuştu ama aynı kapıya çıktığını fark edip itiraz eden olmadı Allah’tan.

Çocuk büyütmek ne zor değil mi? Yok aslında vallahi bak, o kadar da değil! (mi? değil değil)….