Doktor ve Pedagoglara Güvenebiliyor musunuz?

Çok acımasızca bir başlık oldu değil mi? Farkındayım, fakat geldiğimiz noktada ve içinde bulunduğumuz dünyada “Babana bile güvenme” diyerek bize güvensizlik aşılayan bir kültüre sahibiz. Hepsini geçtim de, bazıları gerçekten güvenimizi sarsmak ve herkese şüpheyle yaklaşmamız için elinden geleni yapıyor gibi. Yoğurdun hiçbir suçu yok ama onu da üfleyerek yemek zorunda kalıyoruz, sütten ağzımız yandı bir kere…

Bizim 3 numara ufaklık bir yaşını yeni doldurduğu geçtiğimiz yaz çok rahatsızlandı; ateş,ishal,kusma vs.gibi hiçbir belirti yok ama ağlıyor ve emmeyi reddediyordu. Doktor ne diyecek bu çocuğa bakıp diye gitmemekte dirensem de, derdi olmayan çocuk bu kadar ağlar mı ve emmeyi neden reddeder diye, belki tahlil test vs. gibi bir şeyler yapılır umuduyla doktora gittik. Çocuk acil bölümündeki doktor “Sağlam çocuğu getirmişsiniz bunun hiçbir şeyi yok” dedi. Muayenede gayet normal ve sağlıklı görünüyordu çünkü, “ben demiştim” dedim içinden ve doktora hak verdim. Güvensizlik meselesi olayın ikinci aşamasında ortaya çıktı, doktor çocuğa üç tane -evet ÜÇ tane- ilaç verdi ve bunlardan birisi antibiyotik idi. Sağlam çocuğa antibiyotik vermek hangi tıp kitabında yazıyordu bilemiyorum.

Doktorların aldığı eğitime ve kimisinin tecrübesine saygım sonsuz ama anneler olarak sürekli araştıran, okuyan, bilen insanlar olmakta çok büyük fayda gördüğüm alanlardan biri de sağlık. Evet, belki üç beş satır internet yazısı okuyarak yıllardır eğitimi ile bu işe emek veren doktorlara karşı küstahlık yapıyor gibi görünebiliriz ama sapasağlam çocuğa antibiyotik veren bir doktorun hatasını fark edebilmek için de az da olsa donanımlı olmak gerekiyor ve durumu kurtarıyor diye düşünüyorum. Tıp dediğimiz alan da zaten 2+2=4 bir alan değil. Sorgulamak ve merak duygusunun her zaman insanın işine yaradığını hayatta çok kez hepimiz tecrübe etmişizdir. Kulaktan dolma bilgileri bir kenara bırakıp okuyup, araştırmak gerekir. Şüpheli durumlarda da bir kaç doktora ayrı ayrı görünmekte fayda var. Doktorlara güven(e)miyorum ve bunun için yukarıdaki örnekten daha onlarca sayabilirim. Ricam odur ki çocuklarınıza ilaç verirken, doktorların dediklerini harfiyyen yerine getirmezden evvel biraz araştırma yapabiliyor olmanız. Küçücük bedenler hemen ilaçlarla tanışınca, ileride Allah korusun daha büyük hastalıklarda bu ilaçlar işe yaramayacak ve daha yüksek doza ihtiyaç duyulacak derken beden, bünye çok yorulacak.

Beden sağlığını bir kenara bırakıp ruh sağlığına dönelim, ki bu alan diğerinden daha önemli, daha tehlikeli bir alan. Psikoloji ilmine her zaman inanmış ve saygı duymuş bir insan olarak söyleyeyim ki, pedagoglara da güvenemiyorum. İşinin ehli olan kaç kişi vardır ki. Olayı bütün yönleriyle incelemeden, kitabî neden- sonuç ilişkisi bazında olaylara bakan ve “He tamam böyleyse bunun sebebi budur” deyip kestirip atan ve ilk gördüğü nedene odaklananlar çoğunlukta gördüğüm kadarıyla. Ve bir terapi sürecinin, psikanalizin, teşhis koyabilmenin yolu çok yönlü incelemekten, kişiyi tanımak için yoğun çaba harcamaktan, sadece kişiyi değil yoğun ilişkide olduğu kişileri de inceleyip tanımaktan geçmeli. Bazen bakıyorum sosyal medyada pedagog kimliği olan herkese(hatta türeyen çoğalan sosyal medya annelerine bile sanki uzman kişilermiş gibi) çocuğuyla ilgili sorular soran anne-babalar var.   Senin yazdığın bir cümle ile tanı koymasını bekliyorsun ve karşındaki bir şey söylediğinde “aa evet” diyorsun, gerçekten tehlikeli. Tanıyı koyan için de koyulan için de..Cevap vermeyen pedagoga saygı duyuyorum ve onu diğerlerinden bir adım öne geçiriyorum iç alemimde.

Yediğimiz,içtiğimiz her şeyin bile şüpheli olduğu, haramın helalin birbirine karıştığı dünyada her şeyi sorguluyor olmak bile biliyorum ki anneler olarak çok yorucu. Her şeye şüpheyle yaklaşmak bir yerden sonra kendi akıl sağlığımızı bile bozulma noktasına getirebiliyor. Ama ruh ve beden sağlığı önemsenmesi gereken mezvuların başında geliyor. Bir insanın seçtiği meslek dalından önce kendisinin iyi bir insan olması ve ahlaki/etik değerler ile işini yapması gerekir. Böyle olan da çok kişi var onları da biliyor ve minnet duyuyoruz, sayılarının çoğalması ve onlarla karşılaşmak için de her daim dua ediyoruz.

Sizin de var mı bir doktor pedagog anınız güveninizi sarsan?

(Hikayenin sonunu merak edenler için: Bizim ufaklığın hiçbir problemi yokmuş, sadece açmış! Bir hafta boyunca nedense emmeyi reddedip, sonra kendiliğinden tekrar başladı.)

 

Doktor ve Pedagoglara Güvenebiliyor musunuz?’ için 4 yanıt

  1. Ben de bir sağlık çalışanı (diyetisyen) olarak anlattıklarına katılıyorum. “Etik olmak” ve “empati kurabilmek” özellikle sağlık alanında çok önemli. Maalesef öyle olanların sayısı da oldukça az. Allah’ın bize şükür etmemiz için vesile olarak verdiği mesleklerimizin kıymetini bilmeli ve insanlara da bunun bilincinde yaklaşmamız lazım.

    Beğen

      1. Hadi bakalııııım, o zaman şimdi çalışan anneler konusuna da bir el atmanızı rica edeceğim:) Aslında bu konuya bakış açım sizinkinden farklı değil (eski yazılarınızdan biliyorum). Günümüzün şartları falan deyip bahaneler sunmuyorum. Ama eşimin asgari ücrete yakın bir maaşıyla, ev kirası da ödeyerek geçinmek gerçekten çok zor. Bu konuda yazabileceğiniz iki kelamınız olursa sevinirim:) Çünkü evde tüm gün olamamanın getirdiği öyle bir vicdan azabı var ki sormayın. Çocuklarımla (4.5 yaş ve 2 yaş) aramda güvenli bir bağ kuramamak en büyük korkum.

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s