Çocuktan Al “İbreti”

Anne olarak çocuklarımıza bir şeyler öğrettiğimizi, onlara örnek olmaya çabaladığımızı sanıyoruz; oysa “biz büyüdük ve kirlendi dünya!”. O tertemiz bünyelerden bizim öğrenmemiz lazım, masumiyeti, saflığı, iyiliği ve güzelliği…Biz onlara nasihatler ederken kendimiz aynı şekilde uygulamıyoruz, fakat bir bakıyoruz onlar zaten fıtraten iyiye meyilli, biz demesek de o iyiliği yapıyor onlar…

Büyük oğlan “Benim çok hırkam var, birini olmayanlara-mesela Suriyelilere-verelim mi?” dedi. Kendisine, istediği bir hırkasını seçip verebileceğini söyledim. Biraz sonra karar vermiş bir şekilde döndü yanıma. “Anne” dedi, “Ben de Peygamberimiz(s.a.v.) gibi cömert olmak istiyorum ve en sevdiğim hırkamı vermek istiyorum.Senin aldığın en sevdiğim, ikinci en sevdiğim hatim kutlamamda hediye edilen. Ben ikincisini vermek istiyorum, o da en sevdiğim” dedi. (Burada annenin aldığını verirse annenin üzüleceği duygusuna da kapılıyor bir yandan). Hani kitabımız var ya Zeynep ile Tarık, orada Zeynep, kardeş okula en sevdiği kitabını “Sarı Vosvosun Karın Ağrısı”nı yolluyordu. Ben de öyle yapmak istiyorum…

Küçülen, eskiyen, giymekten sıkıldığımız kıyafetleri verecek, dolaplarımızı fazlalık yükten kurtaracak bir yer bulduk diye sevinenler bizler için ibret alınması gereken bir durum değil mi? Yeni alıp vermek ya da en sevdiğimizden fedakarlık yaparak infak etmek varken, bizlerin düştüğü duruma baktım, bir de paylaşmayı, sadaka vermeyi, bencil olmamayı ve başkalarını da düşünmeyi öğretmeye çalıştığım çocuğa…Kim kime öğretiyor acaba çocuk?

Kitap daha önce bahsettiğim Hadislerle Öğreniyorum serisinden bir kitap. Burada da çocuk kitaplarının-ve esasında genel anlamda kitapların-hayatımızda ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Bu sebeple soyut kavramlar içermeyen İslami kaynaklı çocuk kitaplarının başarılı bir biçimde işlenenlerini alıp okumayı her daim faydalı buluyorum.