Doğru Davranış…

Doğan Cüceloğlu’nun yeni kitabı “Geliştiren Anne-Baba” geçtiğimiz aylarda çıktı. Kitabı bitirdikten sonra özetlemeyi ve bir tanıtım yazısı yazmayı elbette düşünüyorum, fakat bundan da önce, kitabın içinde ayrı ayrı konu olarak yazılmayı hak eden cümleler var. “Çocuğum öyle biri olsun ki, iyi olanı doğru davranışla hayata uygulayabilsin” bu cümlelerden birisi…

Bizim için de çocuklarımız için de üzerinde durulması gereken bir davranış,kazanılması gereken bir ahlak olarak, hep iyi olanın peşinde koşuyoruz. Ama bazen iyi olanı seçerken, doğru davranışı seçemiyoruz. Bu biraz da “her doğru her yerde söylenmez” atasözü ile bağdaşıyor. Her söylediğin doğru olsun ama, her doğruyu her yerde söyleme. Çünkü söylediğin sözün doğru olması, ortam ve seçtiğin kelimeler ile anlam kazanıyor ve hedefe ulaşıyor.

Bu sözü okuduğum günlerde, Gül ile Ece isimli bir çizgi film ile karşılaştık çocuklarla. Çizgi filmin baştan sona eleştirilecek o kadar yanı var ki hani neresinden tutsan elinde kalır.Ama yazının konusu bu olmadığı için uzasın istemem. Ece haşarı bir kız çocuğu, özünde iyi bir kız. Fakat iyilik yaparken doğru davranış sergileyemiyor. Örneğin, yerlere çöp atan arkadaşını böyle yapmaması konusunda defalarca uyarmasına rağmen, arkadaşı hala yapmaya devam ettiği için, saçına sakız yapıştırıyor. Başka bir bölümde markette engellilerin raflara uzanmasına yardımcı olmayan reyon görevlisini ve rafların hep yüksek olarak dizayn edilmesini protesto etmek için bütün ürünleri yerlere atıyor. (Hayatta, mesaj vermeye çalışırken bu kadar pedagojik hatalar yapan bir çizgi film daha görmedim.) Anlayacağınız her bölüm ayrı bir fiyasko. Tam da çocuğumuza iyi olanı doğru davranışla uygulamak sözünden bahsetmişken bu çizgi film bir örnek oldu önümde. Bu sözün şerh edilişi gibiydi adeta. Biz çocuklarımıza-ve önce kendimize- iyi davranışlar sergilemeyi, hayatta her zaman adaletin, doğruluğun,iyiliğin yanında olmayı öğretmeli; ama bunu yaparken sınırlarını/haddini de bilmesi gerektiğini öğretmeliyiz.