Çocuklarda Teknoloji Kullanımı-4-Son

Acaba çocuklarımız teknoloji kullanımı konusunda “bağlı mı bağımlı mı”?

Teknoloji bağımlısı olup olunmadığının anlaşılması bana kalırsa şu iki şeyle mümkün: Sosyal bir ortamda, arkadaş ortamı olabilir, ya da gezi gibi alanlarda çocuk devamlı tablet/telefon istiyorsa. Bu birinci durum. Bazı anneler diyorlar ki evde bütün gün televizyon izliyor, sıkılınca tablet oynuyor, ama biri geldiği zaman eve arkadaş olarak, hemen bırakıp çocukla oynamaya başlıyor ve istemiyor. Çocuk can sıkıntısına bir alternatif olarak görüyorsa, bağımlı gibi durmuyor bu durumda. Çünkü bağımlılık, kendi kontrol edemeyeceği ve sürekli dikkatini/aklını oraya kilitleyeceği bir şey. Misal, kimisi sigarayı yalnızken sıkıntıdan içiyordur, bir meşguliyeti olduğunda, birileri geldiğinde aklına bile gelmez. Ama sigara bağımlısı olan insanları düşünün bir de. Oruçluyken bile akşam su içeceği zamanı değil, sigara tüttüreceği anı bekliyor. Kendinizden ölçün, sosyal medya bağımlısı mısınız? (Bazen eve misafir geliyor, bir yandan benimle konuşuyor diğer yandan sosyal medyada geziniyor ya da whatsapp mesajlarını kontrol ediyor.) Yetişkinler için de söz konusu bu test. Test edin bakalım o zaman, siz ne kadar bağımlısınız? Bütün gün yoğun olduğunuzda, işleriniz çok olduğunda ve gelen giden olduğunda aklınızın bir köşesi telefonda mı? Ya da misafirin gitmesini, işin bitmesini bile beklemeden ilk fırsatta elinize alıyor musunuz? Çocuğu da böyle test edin. Geçtiğimiz sene bir gün eve çocukları toplayıp bir etkinlik yapmıştık. 10-15 çocuk var ortamda. Baktım bir ara herkes yeni gelen bir çocuğun etrafına toplanmış. Yanlarına yaklaştım, elinde tablet! Kibar bir dille elinden alıp annesine verdik tabletini. Bu kez de baktım kız kardeşi almış tableti eline, hiçbir çocukla oynamadan elindeki tablete gömüldü çocuk. Bahsettiklerim 4-5 yaşlarındalar. Bu durumda çocuğa mı kızmalı, böyle bir ortama geleceğini bile bile yanında tablet getiren annesine mi sizce? Ben bu durumdaki çocuğu bağımlı olarak tanımlıyorum işte. Kendini ve hayatını teknoloji kullanımı üzerine endekslemiş. Belki daha evden çıkmadan annesine bir şekilde o tableti aldırdı, belki de annesi bağımlılığını bildiği için gittiği yerde tutturmasın diye yanına aldı. O kadar çocuğun/arkadaşın içinde, oyuncaklarla dolu bir ortamda, balonlarla süslerle donanmış bir evde, bütün bunları görmek istemeden, bunlardan heyecan ve mutluluk duymadan tablet oynamak?!

İkinci olarak bağımlı olup olmadığını anlamak için süre vermek gerekiyor. Bunun yetişkinler için uygulanmasını, bir yabancı vaizin sohbetinde dinlemiştim. Mesela kendinize 72 saat verin diyor(48 saat ya da 24 saatle de başlayabilirsiniz). Hiç elinize almadan, sosyal medya kullanmadan durabilecek misiniz? Bu bir bağımlılık testi olduğu kadar, bağımlılıktan kurtulmanın da bir yolu olabilir. Bunu kendiniz için de deneyin ama konumuz çocuklar olduğu için, onlar için uygulayın.

Çocuğum bağımlıysa ya da değilse ne yapayım? Bağımlı değilse, hemen bir gevşeyip “nasılsa bağımlı değil” diye düşünerek, bütün gün ya da günün fazlaca vaktini teknoloji kullanımı ile geçirmesine müsaade etmeyelim elbette. Bağımlı olmayanlarda sınırlama ve kural koymak daha kolay olacaktır. Haftada bir iki gün belirleyip, birkaç saat şeklinde düzenleme getirebiliriz. Bağımlı ise, işimiz çok daha zor olacaktır. Sütten keserken bir bebeği ne kadar zor oluyor değil mi? İki yıldır bir besin kaynağı, bir anti-depresan olarak gördüğü bağdan kopması onun için elbette zor olacak. Bağımlı olmuştu çünkü o bebek annesini emmeye. Fakat sabrettik, gece uyanmaları ağlamaları, gündüz herkesin içinde emmek isteğiyle çığlıklar atması vs. gibi bütün durumları sabırla göğüsledik. Şimdi bizim için çok daha önemli bir durum söz konusu: Çocuklarımızın hem bedensel, hem ruhsal sağlığı. Bu yüzden bu süreçte de, kararlı durarak, koyduğumuz kurallara başta kendimiz uyarak ve taviz vermeyerek, çocuğun yapacağı her hareket ve vereceği her tepkiye hazırlıklı olarak atlatacağız bu süreci. Bir bıçak almak istese eline küçük bir çocuk, ağlıyor diye “aman ellemeyelim oynasın” der miyiz? Ne kadar ağlasa, istese, tuttursa da asla taviz vermeyiz değil mi? Ateşle oynamak istese? Kendine zarar vereceğinden eminiz, teknoloji kullanımı da çocuklar için böylesine tehlikeli ve zararlı. Bunun idrakine varırsak, uygulamamız kolaylaşacak. Geçen bir avm girişinde cihazdan çocuğu geçirmek istemeyince, görevli bayan dedi ki: “Kullandıkları telefonlar bu cihazlardan kırk kat zararlı!”. Yani hiçbir ebeveynin cihazdan çocuğunu geçirdiğine şahit olmazken, aksine yüzlerce kez şahit oluyoruz…

Yasaklamayalım demiştik daha önce de. İnatlaşmayı, reddetmeyi, karşı çıkmayı artıracak bir etken çünkü bu. Ve çocukla –ne tepki verirse versin- tartışmaya girmeden, güzelce konuşarak “bundan sonra böyle bir uygulama kararı aldım senin iyiliğin için” diyerek uygulamaya başlayın. Söylediğinizdeki bütün karşı çıkmaları sükunetle karşılamaya çalışın. Size toz pembe günler vaat etmiyorum elbette. Bu iş “tereyağından kıl çeker gibi olacak” da demiyorum. Aksine çok zorlanacaksınız, çocuğunuzla aranızdaki iletişimin etkilenmesine sebep olacaksınız belki(ki buna çok dikkat edin, çatışmadan kaçınmak bu yüzden önemli), ama bıçak örneğini düşünün. Her şey onların iyiliği için…

Reklamlar

Çocuklarda Teknoloji Kullanımı-4-Son” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s