Gerçek İslam Anlayışı

Bizim Müslüman anneler olarak çocuklarımıza öğreteceğimiz en temel düstur, Kuran ve sünnete uygun gerçek İslam anlayışı olmalıdır. Hani çocuklarımıza diyorum ama, evokulumuz’un gayesi annelik yolculuğumuzda insan olarak, Müslüman olarak önce kendimizi terbiye edip eğitmek olduğu için, işe kendimizden başlasak daha doğru olacak kanaatimdeyim. İçinde bulunduğumuz çağın en kötü yanı, İslam algısının bozulmuş olması maalesef. Etrafta belki başörtülüler, namaz kılanlar, sakallı oğlanlar çoğaldı(ki onlar da zaten tarz şeklinde kirli sakallı ama kızlarınki de tesettür değil ya zaten) ama Peygamber(s.a.v.)’in bize hayatıyla/yaşantısıyla örnek olarak miras bıraktığı gerçek İslam yok olmaya başladı. Mesture bir bayan ile olmayan arasında zahiren başındaki bir çaputtan başka fark kalmadı mesela. Başörtü, yapabileceği hiçbir iş için ona engel gibi gözükmedi. O da hemcinsi olup tesettüre bürünmemişlerin yaptığı her eylemi yapabiliyor şu anda. Bu durum, sadece gerçek manada tesettürlü olmayanlar için değil, peçesine varana kadar zahiren tesettürü hakkıyla yerine getirenler için bile böyle. Gözlerini süze süze resimler paylaştığında, övgüler alıp bununla mutluluktan havalara uçan bir kesimden bahsediyorum. Vücudu hakkında konuşulduğunda bundan mest olan, hayâ duyamayan insanlardan. Neresini ne kadar örttüğünün bu durumda bir anlamı kalıyor mu? Hayâ imandandır demiyor mu bizim Nebimiz bize (s.a.v.)?

Çağ diyorum, çünkü haramlar insanın nefsini öyle kuşatır ki, kendini bir anda içinde buluverirsin. 35-40 yaşından sonra başındaki örtüyü çıkarıp, “aslında ben buymuşum, bu olmalıymışım” demeye başlayan insan sayısı git gide çoğalıyor. Üstelik bunların birçoğu ya kendileri ya da anne babaları zamanında 28 Şubat mağduru olmuş, başörtüsü zulmünü yaşamış İslamcı tayfanın insanları. Neden? Çünkü şeytan her daim peşimizde, haramlar İslam kisvesi altında bile öylesine yaygın; çünkü biz asr-ı saadeti değil, ahir zamanı yaşıyoruz.

Kompleksli Müslüman kardeşlerimizin sayısı da epey artıyor. İslam’a uygun olmayan yaşantı içindeki insanları uyarmamız gereken yerde, poh pohluyoruz. Gittiği yolun yanlışlığı bizi zerrece ilgilendirmiyor çünkü biz fazla HUMANİSTİZ. Ayrıca psikoloji/sosyoloji/felsefe gibi alanlarda öyle bilgili ki hayran oluyoruz. Kaç ayet bildiği, kaç hadisi hayatına geçirdiği bizi ilgilendirmiyor. Zaten de ayet ve hadislere öyle manalar yüklüyor ki hayranlığımız da artıyor o kişiye karşı. Bunca alimin, müçtehidin düşünemediğini düşünebilmiş(!), bakamadıkları yerden bakabilmiş(!) hatta daha da ileri gidip müteşabih ayetlere bile el atabilmiş. 1400 senedir doğru anlaşılmayan hadis ve sünnet ilmine bile yepyeni bir bakış açısı getirmiş. Alkış… Bu insanlara paye veriyor olmamız İslam’ın özüne zarar vermeye devam ettiği gibi, dini tam olarak anlayamayan insanlar için de “demek ki bu da olabilir” algısı oluşturarak yanlışa öncülük edilmiş oluyor. Ve kitle, giderek büyüyor.

Bir de meşrulaştırıp yaygınlaştırmak var elbette. Birileri yaptıkça, göz alıştıkça, diğerleri bunu yapmaya başlayıp bir kısmı da destekledikçe artıyor yanlışlar. Şule Yüksel’in bir röportajını izlemiştim çok uzun yıllar önce. “En büyük pişmanlığım, bu sıkmabaş modasını başlatmak oldu” diyordu. “Tesettür nefsime zor geldiği için, izlediğim bir filmden etkilenerek böyle küçük eşarpla da olabilir diye düşündüm. Benim gibi nefsine zor gelen herkes de öyle yapmaya başladı ve giderek yaygınlaştı” nev’inden şeyler söylüyordu (Pişman olup tevbe yolunda olduğu için Allah açtığı bu çığırdan dolayı onu affetsin. Amin). Şimdi gelinen noktaya bakıyorum. Bizim üniversite yıllarımızda sahneye gitarla çıktığı için haber olmuştu bir arkadaş. Başörtü ve gitar hiç yakışmayan bir ikili idi. Çok dikkat çekmiş ve yadırganmıştı. Aradan geçen 10 sene içerisinde öyle bir evrim geçirdi ki başörtüsü, başörtülü kızlar ve bunların getirdiği İslam anlayışı. Bugün de belki böylesi bir görüntüyü yadırgayacak olanlar olsa da savunucusu hatta örnek alıp aynı yoldan gidenleri arttı.

Bu durum, çocuklarını İslam üzere yetiştirmeye çalışan anneler olarak bizi çok korkutuyor. Çünkü bozulan en önemli şey, beyinlerdeki/zihinlerdeki İslam algısı. “Bunca haramdan çocuklarımızı nasıl koruyup, onlara İslam’ı anlatacağız” diyordu bir arkadaş endişeyle. “Çocuklarımızı bir kenara bırakalım, imanın kor ateş gibi elimizde durduğu şu devirde kendimizi nasıl koruyacağız esas” dedim. Din artık çok rahat yaşanıyor, başörtüsüyle her yere girilebiliyor diye düşünen ve gevşeyen Müslümanlar mücadeleyi çoktan bıraktı. Yetişkinler bile etraflarını çevreleyen bu gevşeme ve haram ortama dayanamayıp dinlerini, yaşantılarını, geçmişlerini, örtülerini bir kenara bırakıyorken çocuklarımızı nasıl koruyacağız demek ikinci aşama oluyor. Seni de çekiyor çünkü bu çark içine. Herkes yapıyor, paylaşıyor, sosyal medya haramı meşrulaştırma işini abartıyor, “ne olacak ki canım”la başlıyorsun. Ve neler olacağını tahmin bile edemiyorsun. Sonra bakıyorsun ki başörtülü bir kadın olarak “abla ne güzelsin gözümü senden alamıyorum” diyen takipçine (bayan ya nasılsa) göz kırpıyorsun, peçeli görünüyorsun ama “kaşlarını aldırdın mı orijinal mi” diyen takipçine hiç ellemedim diye hava atabiliyorsun. Bir karış sakalın var ama eşin yanında arz-ı endam ederken sen aşk dolu bakışlarınla ona yan yan bakarak, çaktırmadan selfie çubuğuyla resminizi çekip “Allah herkese dininin yarısını böyle tamamlamayı nasip etsin, hatunum, canım ciğerim” yazabiliyorsun.

Çünkü hiç ayet hadis okumadığın gibi, hiç siyer de okumamışsın. Bir Peygamber (s.a.v.) hayatı nasıldı, eşleri nasıl yaşadı, sahabeler bize nasıl örnek oldu, hayâ imandandır derken neyi kast etti Allah Rasulu(s.a.v.) anlayamıyorsun. “Kızım yanımda misafirlerle geldim, perde arkasına geç” diyen bir Rasul düşün kızı Fatıma’ya. Eşiyle yürürken akşam karanlığında, sahabeden birilerine rastlayınca fitne olup yanlış anlaşılmasın diye eşinin koluna giren bir Peygamber düşün. “Öldüğümde bile vücut hatlarım kimseye belli olmasın, beni çıplak yıkamayın ve bir tabut içinde götürün mezarlığa” diyen bir Peygamber kızını düşün. Ve nicelerini…

Kendimiz, biz, iğne… Sonra çocuklarımız, sonra başkaları, sonra çuvaldız…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s