Gün Dönümleri

Kuran ayetleri şüphesiz ki belli bir olay üzerine, bir şahsı ya da olayı konu edinerek ve yine belirli bir vakitte indirilmiş olsa da, Kuranı oraya hapsetmek onun evrenselliğine zeval getirir. Bu nedenle Kuran okurken insan kendi durumuna göre ayetlere manalar yüklüyor. Daha önce özetlediğim Fıtrat Pedagojisi kitabında da sizin okurken aklınızca o yöne koymadığınız ayetler vardı. Misal; seslerin en çirkini eşeğin sesidir diyen ayeti düşünerek çocuklarımıza bağırmayalım mesajı veriyordu yazar.

Bizim evin minik oğlanı abla diyerek peşinde dolaşıyor kızçenin. Elinden tutup evin içinde dolanıyor, peşini bırakmıyor ve ondan uzaklaşırsa abla diye ağlıyor. Oysa çok çekti kızın elinden ve öyle ki ondan çok soğuyacağını ve abla-kardeş ilişkilerinin bozuk olacağını düşünür, endişe ederdim. Dün onların o halini görünce “Allah’ım, sen günleri gerçekten de insanlar arasında döndürüp duruyorsun” dedim kendi kendime. Sonra buradan geçmişe gidip çocuk eğitimine dair öğrendiklerimi ve tecrübe ettiklerimi düşündüm…

Çocuk bir gün yediğini diğer gün yemeyebiliyor. Ağzına meyve koymayan çocuk biraz büyüdüğünde meyve canavarı olabiliyor. İki yaş sendromunda çıldıran ve anne-babayı çıldırtan çocuk üç yaşa doğru uysallaşıp değişiyor. Uyku düzeni edinemeyen ve uykusuz gecelerden dolayı annenin halusinasyon bile görmesine sebep olabilen o bebek/çocuk, rahatça uykuya dalan ve deliksiz uyuyan biri olabiliyor. Çoğaltın örnekleri zevkler, davranışlar ve karakterler üzerine.

“Biz o günleri, insanlar arasında döndürür dururuz” diye buyuruyor Rabbimiz Ali İmran suresi 140.ayette. Evet belki Uhud savaşı ile ilgili, belki zafer ve yenilgi kazanmak üzerine değişkenlikten bahsederek inmiş ayet ama günlerin aramızda dönüp durması bu manada da çağrışım yapmıyor mu?

Öyleyse bugün yaşadığımız durum ne kadar umutsuz gibi gözükse de, biteceğini bilmek, geçeceğini düşünmek insana huzur verir ve yeniden umut katar. Ya da bugün yaşadığımız olumlu anlamda her şeyin(zenginlik, sıhhat gibi) bir gün değişebileceğini düşünmek nimete şükretmemizi kolaylaştırıp,nankörlük edip şımarıklık yapmamızın da önüne geçer. Çocuklar da bugünler içerisinde değişip duracak elbet. Bir gün 4 yaşına yakın oğlu olan bir kadınla tanıştım ayak üstü. Çocuğun hiç yemek yemediğinden bahsetti, zayıftı da gayet çocuk yemediğini ispatlarcasına. Aynı şeyleri tecrübe ettiğimi ve çocuk ilk kez “ben açım” dediğinde ne kadar şaşırdığımı, çünkü eskiden “daha dün yemek yedim ya” diyerek günlerce aç kalabilen bir çocuk olduğunu anlattığımda “o günleri görebilecek miyiz gerçekten?” dedi şaşkınlıkla kadın. İşte Allah günleri öyle çevirip duruyor aramızda.

O anları yaşarken önemli olan nerede ve nasıl durduğumuz, nasıl tepkiler verdiğimiz. Geçiyor, her şey geçiyor. Hani Karakoç’un dediği gibi : “Süt içerdin gündüz gece/unuttun ya büyüyünce”.Geçiyor, geçecek. Geçene kadar sabır ve şükür olan dinin iki ipine sıkı sıkı tutunmak gerek…

Fıtrat Pedagojisi

Anneler için kitap tavsiyelerimizin ilki olarak Fıtrat Pedagojisi kitabını seçmemin özel bir nedeni var: Kitabın hem ismi, hem sloganı mutlaka okunması gereken bir kitap olduğu konusunda fikir vermesinin yanında, okuduğunuz an içeriği sizi hiç yanıltmıyor. Oysa bazı kitapların ismi ne kadar iddialı olsa da, içeriği hayal kırıklığına uğratabiliyor. “Adetlerle değil Ayetlerle Çocuk Eğitimi” sloganı, çocuğunu Allah’ın razı olacağı doğrultuda yetiştirmek isteyen Müslüman anneler için çok isabetli olmuş diye düşünüyorum. Çünkü, bizim anneler olarak en çok ihtiyacımız olan şey bütün psikolog, pedagog vs.lerin ne dediği, ne düşündüğü, ne yazdığından önce, Kuran’ın bizim olmamızı istediği yolu öğrenmemiiz, bu yolu uygulama konusundaki pratikler noktasında da Allah Rasulu(s.a.v.)nu örnek almamız gerekir. İşte bu sebeple bu kitabı birinci sırada tanıtmak istedim. Piyasada okunacak çok kitap var, önceliği İslami açıdan yaklaşanlara vermek daha faydalı olacaktır.

Çocukların yeme-içmesi, oynaması, kardeş kıskançlığı, çocuklara öfkelenmek, bağırmak, sabretmek, yavaşlamak, çocukta haz, anneye duyduğu güven/yalan gibi birçok konuyu Kuran’dan ayetlerle ilişkilendirerek açıklamış Hatice Kübra Tongar. .Ayetlerin birçoğunu önceden biliyor olsanız da, okurken “ben hiç bu ayete bu pencereden bakmamıştım” diyorsunuz. Alanı olduğu için olsa gerek, Hatice Hanım ayetlere pedagojik açıdan bakarak çocuklara olan muamelemizi şekillendirme çabasına girmiş ve bence çok da başarılı olmuş. Basıldığı aynı yıl olan 2015’te üçüncü baskıyı yapmış kitap.

0000000636507-1Kitaba ismini veren fıtrat konusu ile ilgili şöyle diyor yazar: “Günümüz ailelerinin pek çoğu, çocuğunda olanı normal görerek, olmayanı oldurtma hırsına kapılmaktadır. Hareketli çocuğu mum gibi yapmaya, suskun çocuğu konuşturmaya çalışmaktadır. Olmayınca da, “bu çocuk yaramaz, pısırık” tarzı onur kırıcı etiketlerle çocuğunu yaftalamaya meyletmektedir.  Oysa fıtrata saygı, fıtratı yaratana saygıdır. Anne-baba olmak, çocuğuna verilmiş “öz”e saygı duymak ve ona sahip çıkmaktır.”

Çocukların bizim için Allah’tan gönderilen birer nimet olduğunu söyleyen yazar, her yaptıklarından şikayetlenmek yerine, bize verilen birer emanet olan çocuk nimetine şükretmemiz gerektiğini hatırlatıyor ve bu şükrü nasıl eda etmemiz gerektiğini şu cümlelerle ifade ediyor: “Aynı şekilde, anne-baba olmanın şükrü de, çocuğa Allah’ın yasakladığı yöntem ve davranışlarla muamelede bulunmamak ve onu Allah’ın işaret ettiği istikamet üzere büyütmekle mümkün olur.”

Kitapta alıntılanacak çok bölüm var kendi adıma notlar alarak altını çizdiğim. Özetin uzamaması için her birini alıntılayamıyorum ama mutlaka okunacaklar listenize eklemenizi tavsiye ediyorum. Böylece anneliğe ve çocuklarınıza yaklaşımınıza Kuranî bir bakış açısı kazandırmış olursunuz.

Kitabın Adı: Fıtrat Pedagojisi

Yazar: Hatice Kübra Tongar

Sayfa Sayısı: 174

Yayınevi: Hayykitap